Ekim
Üniversitemizin 52. Akademik Yılı Açılış Töreni Coşkuyla Gerçekleştirildi.
Genel Sekreterlik
Karadeniz Teknik Üniversitesi 52. Akademik Yılı Açılış Töreni
Rektör Prof.Dr. Süleyman BAYKAL'ın Açılış KonuÅŸması
10 Ekim 2014
Sayın Cumhurbaşkanım,
Üniversitemizin 2014-2015 akademik yılı açılış törenine hoÅŸ geldiniz. Zatıâlinizi ÅŸahsım ve üniversitem adına en kalbî duygularımla selamlıyorum.
Sözlerimin başında dün gece Bingöl’de ÅŸehit olan emniyet görevlilerimize Allahtan rahmet, milletimize baÅŸsaÄŸlığı diliyor, bu menfur saldırıyı gerçekleÅŸtiren ve ülkemizin dirlik ve düzenini bozmaya çalışanları nefretle kınıyorum.
Bu tören Karadeniz Teknik Üniversitesi için çok özel bir tören. 1955’te kurulan üniversitemizin eÄŸitim–öÄŸretime baÅŸlayışının 52. yılını yaÅŸayacağımız bu anlamlı törene, Türkiye Cumhuriyeti tarihinde halkın oyuyla seçilmiÅŸ ilk CumhurbaÅŸkanı olarak ilk üniversite ziyaretini Karadeniz Teknik Üniversitesi’ne gerçekleÅŸtirmenizle bizlere büyük bir onur bahÅŸettiniz.
Sayın Cumhurbaşkanım,
Karadeniz Teknik Üniversitesinin 17 fakültesi, 7 enstitüsü 1 konservatuvarı, 4 yüksekokulu ve 13 meslek yüksekokulu bulunmaktadır. Bu birimlerde; 2220 akademisyen ve 1833 idari personel görev yapmaktadır. Üniversitemiz, bugün itibarıyla 58.012 öÄŸrenciye eÄŸitim hizmeti sunan ve toplam 179 bin mezuna sahip büyük bir kurumdur.
Bu güzide kurumun kurulması ve bugünlere ulaÅŸmasında katkıda bulunanlara ÅŸükranlarımı sunuyorum. Ebediyete intikal edenleri rahmetle, yaÅŸayanları ise minnetle anıyorum.
Sayın Cumhurbaşkanım,
Üniversiteler, tarih boyunca insanlığa hizmet etme amacıyla hareket etmiÅŸlerdir. İnsanlık ve uygarlığa yaptıkları katkı ölçüsünde, baÄŸlı oldukları ülkeleri geliÅŸtirmiÅŸlerdir. Buna raÄŸmen bazen de üniversiteler insanlığa deÄŸil, belli bir kitleye, belli amaçlara hizmet etmiÅŸ, hatta bazı öznel düÅŸünceleri hâkim kılmaya çalışmışlardır. Böylesi bir durum baskın hale geldiÄŸinde geri kalmışlık, toplumda kargaÅŸa, kamplaÅŸma, dolayısıyla büyük bir zaman ve emek kaybı kaçınılmaz hale gelmektedir.
Yakın tarihimize baktığımızda yaÅŸadığımız bir çok acı dolu olayın perde arkasında üniversitelerin doÄŸrudan ya da dolaylı etkileri hepimizin malumudur. Özgürlüklerin ve özgür düÅŸüncenin temel savunucusu ve uygulayıcısı olması gereken üniversitelerimiz maalesef zaman zaman toplumun hemen her kesimine acılar yaÅŸatan antidemokratik müdahalelerde rol almışlardır. Üniversite kapılarının toplumun bir kesimi için iÅŸkencehanelere dönüÅŸtüÄŸü o günler, belli yaÅŸ grubundaki herkesin hatırındadır. Bugün ÅŸükürler olsun ki kimse kimliÄŸinden, kılık kıyafetinden, düÅŸüncelerinden dolayı horlanmamaktadır. Bu durumlar artık geride kaldı. Dünün kısır döngülerinden kurtulan üniversitelerimiz bugün geliÅŸmiÅŸ ülke üniversiteleri ile yarış içindedirler. Karadeniz Teknik Üniversitesi de akademik altyapısı, oluÅŸturmakta olduÄŸumuz Teknoloji Transfer Ofisi, Proje Destek Birimi ve Türkiye’de ilk beÅŸ içerisinde yer alan teknokenti ile bu yolda hızla mesafe almaktadır. Üniversitemizin ana taşıyıcı unsuru olan öÄŸretim üyelerimiz, yapmış oldukları araÅŸtırmalar ve almış oldukları TÜBİTAK, SANTEZ ve AB projeleri ile bu yarışın içindedirler. Birikimlerini lisans ve lisansüstü öÄŸrencilerimizle paylaÅŸarak yeni ve geleceÄŸin Türkiye’sini inÅŸa etmeye çalışmaktadırlar. Son altı ay içerisinde “depreme dayanıklı yapılardan ÅŸehir bölge planlamaya”, oradan “siber strateji geliÅŸtirmeye” varan pek çok ulusal ölçekli yarışmalarda öÄŸrenci gruplarımız Türkiye birinciliklerini kazanmışlardır.
Zatıâlinizin huzurunda bu baÅŸarıyı yakalayan öÄŸrencilerimi ve onları yetiÅŸtiren akademisyenleri bir kez daha tebrik ediyor ve baÅŸarılarının sürekli olmasını temenni ediyorum.
Sayın Cumhurbaşkanım,
Karadeniz Teknik Üniversitesi son 10 yıl içerisinde, mühendislikten temel bilimlere, tıp ve saÄŸlıktan beÅŸeri bilimlere kadar pek çok alanda büyük geliÅŸmeler yaÅŸamıştır. Bu kapsamda üniversitemizde DiÅŸ HekimliÄŸi, Eczacılık, SaÄŸlık Bilimleri, Of Teknoloji, İletiÅŸim, Hukuk ve İlahiyat Fakülteleri ile Adli Bilimler, Deniz Bilimleri ve Karadeniz AraÅŸtırmaları Enstitüleri ve Devlet Konservatuvarı kurulmuÅŸ ve bu birimlerde eÄŸitim-öÄŸretim ve araÅŸtırma faaliyetlerine baÅŸlanmıştır. Yine aynı dönemde Farabi Hastanemizin B BloÄŸu devreye girmiÅŸ, ikinci ameliyathane yapılmış, dünya standartlarında Acil Servis ve YoÄŸun Bakım BloÄŸu inÅŸa edilmiÅŸ ve tüm bu birimler yeni teknoloji ile donatılmıştır. Ayrıca 23 bin metrekarelik kapalı alanı olan modern bir diÅŸ hekimliÄŸi fakültesi binasının ihalesi yapılmış, 33 bin metrekarelik kapalı alanlı Türkiye’nin en büyük Çocuk Hastanesinin inÅŸa izni alınmıştır. Böylece üniversitemiz saÄŸlık alanında, sadece bölgeye deÄŸil, Karadeniz havzasındaki komÅŸu ülke insanlarına da hizmet verir hale gelmiÅŸtir. Tüm bu geliÅŸmeler, son yıllarda ülkemizde saÄŸlanan ekonomik büyümenin doÄŸal bir sonucudur. 59, 60 ve 61. Hükümetleriniz döneminde meydana gelen bu geliÅŸmelerden dolayı Karadeniz Teknik Üniversitesi camiası ve Trabzon halkı adına sizlere müteÅŸekkiriz. Bu desteklerin alınmasında her zaman yanımızda olan ve katkısını esirgemeyen ilgili bakanlar ve bürokratlarımıza, bölge milletvekillerimize ve önceki bakanlarımız Sayın Faruk Özak ve ErdoÄŸan Bayraktar’a, valilerimiz ve belediye baÅŸkanımıza ayrı ayrı teÅŸekkür ediyorum.
KadirÅŸinaslık gereÄŸi olarak burada bir isme özellikle teÅŸekkür etmek istiyorum. Her projemizde bizimle beraber olan, bizimle birlikte yorulan, üzülen, sevinen ve aynı zamanda üniversitemiz öÄŸretim üyesi olan Prof. Dr. Cevdet Erdöl’e de huzurunuzda teÅŸekkür ediyorum.
Sayın Cumhurbaşkanım,
Yüksek müsaadelerinizle ülke, bölge ve dünya gündemine dair görüÅŸlerimi kısaca arz etmek isterim:
Son yıllarda Türkiye’de saÄŸlanan siyasi istikrar, ekonomik geliÅŸmeler ve sosyal deÄŸiÅŸmeler, küreselleÅŸen dünyada dikkat çekici bir boyuta ulaÅŸmış, bu yaÅŸananlar milletimizi edilgenlikten kurtararak tarihsel kimliÄŸini yeniden hatırlamasını saÄŸlamıştır. Yunusça konuÅŸup kendimizi tanıyor, Mevlana gibi davette bulunup evrensel deÄŸerlere vurguyla insanlığa katkı sunuyoruz. Hür dünyanın ve çok uluslu organizasyonların bir üyesi olarak, köklerimizden aldığımız güçle sesimizi yükseltiyor, mazlumların yanında olduÄŸumuzu haykırabiliyoruz. Tarih önünde insanlığa yönelik bu büyük sorumluluk bizi biz yapan en büyük deÄŸerdir.
Hedefiniz büyük yürüyüÅŸse bunun ön ÅŸartı toplumsal mutabakatı saÄŸlamak ve güçlü tutmaktır. Tarihte Anadolu coÄŸrafyası üzerinde saÄŸlanan en büyük mutabakatlardan birisi; arkasında İstiklâl Harbi ruhu bulunan Türkiye Cumhuriyetidir. Bölgemizde ve dünyada meydana gelen geliÅŸmelere bakıldığında bu ruha ne kadar ihtiyaç duyduÄŸumuz aÅŸikârdır. Bunun için 76 milyon kiÅŸi olarak bir ve diri olmalıyız. KardeÅŸçe yaÅŸama arzumuzu hızla ve samimiyetle güçlendirmeli ve çocuklarımız için güzel bir gelecek hazırlamalıyız.
Anadolu’da oluÅŸturduÄŸumuz bin yıllık kardeÅŸlik hukuku; var olan ve gittikçe ağırlaÅŸan bölgesel sorunların çözümünü saÄŸlayacak ulvi bir kaynaktır. Önemli olan dini ve kültürel kodlara sahip bu kaynağın en büyük zenginliÄŸimiz olduÄŸunun idrak edilmesidir. Bu idrak, yakın ya da uzak gelecekte hepimiz için olumsuz neticeler doÄŸuracak haricî projelerden bizleri koruyacaktır. Tarihte hesaplarını küçük yapanlar büyük bedeller ödemiÅŸlerdir. Uygarlıklar beÅŸiÄŸi Anadolu coÄŸrafyası bunun sayısız örneklerini bünyesinde barındırır. Bundan dolayıdır ki, üzerinde yaÅŸadığımız coÄŸrafya büyük hesaplar yapmayı gerekli kılmaktadır.
Bugün Türk Milleti, tarihten getirdiÄŸi birikimiyle büyük bir medeniyet yürüyüÅŸünün baÅŸladığının idraki içindedir. Yakın vadede 2023, uzun vadede 2071 hedeflerine odaklanmıştır. Bizleri bu hedeflerden uzaklaÅŸtırma gayreti içerisinde olan feodal nitelikli bölücü ve küresel baÄŸlantılı bozguncu odaklarla baÅŸ edecek direnç milletimizin genlerinde mevcuttur. Çok yakın dönemde milletimizin geleceÄŸi ile ilgili planlamalar yapıp bu iÄŸrenç planları uygulamaya kalkanlara karşı milletimizin devletine ve geleceÄŸine sahip çıkma yönünde kararlılığı iÅŸte bu direncin en iyi örneÄŸidir. Önemli olan bu refleksi zinde tutabilmektir.
Toplumsal reflekslerin güçlenmesi, hukuk sisteminin geliÅŸmesiyle mümkündür. Ülkemizin daha ileriye gidebilmesi ve toplumsal geliÅŸmenin saÄŸlanabilmesi için bu elzem bir durumdur. Toplumsal geliÅŸmenin en önemli dinamiklerinden birisi olan üniversitelerin tabi olduÄŸu YÖK Kanunu da bu baÄŸlamda yeniden ele alınmalı, çağın ihtiyaçlarına cevap verir hale getirilmelidir. Bu yapılırken akademisyenlerin gelecek kaygıları bilimsel emeklerine denk bir seviyeye çekilmeli, bilim aÅŸkını içinde barındıran ve gelecek vaat eden gençler için akademi cazip hale getirilmelidir. Bu sorunların çözülmesi üniversitelerimizin gelecek planlamalarını daha rahat yapmalarına yol açacak ve ülkemizin vizyonunun geliÅŸmesine olumlu katkılar sunacaktır.
Ülkemiz, bulunduÄŸu coÄŸrafi konumu itibarıyla ve onun yaratmış olduÄŸu jeopolitikle dünyada meydana gelen geliÅŸmelerin odağında bulunmaktadır. Batıdan bakıldığında OrtadoÄŸu denilen bu coÄŸrafyada meydana gelen ve tüm insanlık deÄŸerlerini altüst eden olaylar karşısında Türkiye’nin kayıtsız kalması elbette ki düÅŸünülemez.
Sayın Cumhurbaşkanım,
DeÄŸiÅŸik vesilelerle ifade ettiÄŸiniz gibi, duyarlılığımız sadece komÅŸularımız olan Irak, Suriye ya da Azerbaycan için deÄŸil; aynı zamanda Filistin, Mısır, Libya, Bosna, hatta Myanmar için dahi geçerlidir. Tarihsel mirasımızdan gelen özelliklerimiz ve köklü devlet felsefemiz bizi duyarlı davranmaya ve sorumluluk almaya sevk etmektedir. Haklıdan yana olma ve mazluma kucak açmaya dayalı medeniyet tasavvurumuz dün olduÄŸu gibi bugün de geçerlidir. Biz bu hassasiyeti 1492’de İspanya’dan gelenlere, 1848’de Lehistan’dan ve Macaristan’dan sığınanlara, 1917’de Ukrayna’dan kaçıp gelenlere ve daha dün 1990’ların başında Irak’taki zulümden kaçıp gelenlere karşı baÅŸarıyla gösterdik. Bugün Suriye’den gelenlere karşı da aynı hassasiyetle yaklaÅŸmaktayız. Hiçbir önyargı gözetmeksizin topraklarımıza sığınan mültecilere yapılan yardımlar, milletimizin sahip olduÄŸu yüksek medeniyet seviyesinin en somut göstergesidir. Dünkü tasarruflarımız tarihsel misyonumuzu, bugün yaptıklarımız ise gelecek vizyonumuzu çizmektedir.
Sayın Cumhurbaşkanım,
Amblemi evren , insan ve bilimi sembolize eden ve bugün ülkemizin genel huzur ve güven ortamına uyumlu bir ÅŸekilde, eÄŸitim-öÄŸretim ve araÅŸtırma faaliyetlerini sürdüren Karadeniz Teknik Üniversitesi, kuruluÅŸ felsefesinden ve ülkemizin temel deÄŸerlerinden uzaklaÅŸmadan yoluna devam edecektir.
Sayın Cumhurbaşkanım,
Sözlerime son verirken,
Karadeniz Teknik Üniversitesi’nden fahri doktoralı ve her yönüyle bizden birisi olarak üniversitemizin 52. Akademik açılış yıldönümü törenimize iÅŸtirak etmekle bizlere büyük bir mutluluk yaÅŸattınız, güç ve güven verdiniz
Zatıâlinize, Karadeniz Teknik Üniversitesi camiası adına en derin saygılarımı sunuyorum.
Prof. Dr. Süleyman BAYKAL
Karadeniz Teknik Üniversitesi Rektörü